Sosyal ağlar :

PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

MUHASEBE STANDARTLARI

Ülke içinde kullanılan muhasebe standartlarını uluslararası standartlarla bütünleştirebilmek için 1995 yılından bu yana 43 uluslararası muhasebe standardı Türkiye’ye ...

T.C. RESMİ GAZETE

   DUYURULAR

7143 sayılı kanun genel hatları ile incelenmesi

Son yıllarda maalesef çokça karşılaştığımız Torba Yasalardan biri daha 18.05.2018 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yasalaştı. Torba Yasa terimi, birden fazla ve farklı kanun maddesi üzerinde, tek bir kanun tasarısı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından değişiklik yapılmasını ifade eder. Torba yasa, birden fazla alanda değişiklik yapılmasını sağladığı ve meclisin çalışma düzeni nedeniyle meclisten geçirilmesi daha kolay ve prosedürsüz olduğu için geçmişten günümüze hükümetler tarafından tercih edilmektedir(1).

18.05.2018 tarihli resmi gazetede yayınlanan 7143 Sayılı 'Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun' Kamu Alacakları'ndaki borç yapılandırmaları ve vergi alanında sağladığı avantajlar ile çok değişken olan mevzuat dünyamızda yerini aldı. Yasanın yapılma gerekçesinin ise, ekonominin büyüme hızını desteklemek, kalkınmanın devam etmesini sağlamak amacıyla dünyadaki ekonomik ve politik riskler ile yakın coğrafyada yaşanan bölgesel olayların vatandaşlar üzerinde oluşturması muhtemel etkisini bertaraf etmek, müteşebbislerin iş ve yatırım kararlarına daha sağlıklı şekilde odaklanmalarını sağlamak amacıyla yapılmış olduğu bildirildi.

Biz bu yazımızda 7143 sayılı yasanın Vergi ve Sosyal Güvenlik alanındaki uygulamaları ile ilgili konuları ana hatları ile özetlemeye çalışacağız.

a) 213 sayılı Vergi Usul ve 6183 sayılı AATUH Kanunları kapsamına giren;
- 31.03.2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) doğan vergi , bunlara bağlı cezalar, gecikme zammı ve faizi, bir vergi aslına bağlı olmayan cezalar
- 6183 sayılı kanun kapsamında takip edilen çeşitli kanunlardaki kamu alacakları (trafik para cezaları, ogs-hgs geçiş ücretleri,
- Gümrük Kanunu kapsamındaki yine 6183 sayılı yasa kapsamında tahsil edilen Gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri ve zamları

b) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı yasa kapsamında tahsil edilen.
- Bu kanunun yayım tarihine kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan 5510 sayılı yasanın 4 a,b,c bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan 2018 yılı mart ayı ve daha önceki aylara ait sigorta primi, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,.
- 2018 yılı Mart ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
- 31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,.
- 31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapılan tespitlere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,.
- İlgili kanunları gereğince takip edilen 2018 yılı Mart ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları.

c) İhtirazi kayıtla verilen beyannamelerde tahakkuk eden vergiler ile inceleme-tarhiyat veya dava safhasında bulunan vergi ihtilaflarından kaynaklı vergi borçlarında kanunda belirlenen oranlarda tahsilattan vaz geçilir. Ancak bu aşamalarda dava açılmaması veya dava safhasında ise davaların geri çekilmesi şarttır.

Yukarıdaki işlemlere ilişkin başvuruları mükelleflerin bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar (31 Temmuz) ilgili idareye yapmaları gerekmektedir.

Yine kanun kapsamında;
1- İşletme kayıtlarının düzeltilmesi.
- İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşları için kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bildirime dâhil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu fıkranın (a) bendi hükümleri uyarınca aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydederler.
- Kayıtlarında yer aldığı hâlde işletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, aynı nev’iden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır. Bu hükme göre ödenmesi gereken katma değer vergisi, ilk taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir.
- Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili diğer işlemler hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a)Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2017 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler..
b)Bu fıkranın (a) bendi kapsamında beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde ödenir.

2- Matrah ve vergi artırımı başlığı altında;

a) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.
Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş oldukları yıllık beyannamelerinde (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) vergiye esas alınan matrahlarını, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, 2013 takvim yılı için %35, 2014 takvim yılı için %30, 2015 takvim yılı için %25, 2016 takvim yılı için %20, 2017 takvim yılı için %15 oranından az olmamak üzere artırırlar.

b) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak artırıma konu ödemeler nedeniyle gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.
193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde yer alan ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 2013 yılı için %6, 2014 yılı için %5, 2015 yılı için %4, 2016 yılı için %3 ve 2017 yılı için %2 oranından az olmamak üzere hesaplanacak gelir vergisini, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar artırırlar.

c) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.
Katma değer vergisi mükellefleri, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2013 yılı için %3,5, 2014 yılı için %3, 2015 yılı için %2,5, 2016 yılı için %2 ve 2017 yılı için %1,5 oranından az olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar beyan ederler. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi ve geçici 17 nci maddesine göre tecil-terkin uygulamasından faydalanan mükellefler için artırıma esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülür.

Matrah ve vergi artırımının ve kayıt düzeltmelerinin bu kanunun yayımını izleyen üçüncü ayın ( 31 Ağustos) sonuna kadar kanunda öngörülen şekilde ilgili idareye başvuru yapılması gerekmektedir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir durum da, daha önce 6736 sayılı yasa(2) kapsamında matrah artıran mükelleflerin aynı yıllar için 7143 sayılı yasadan matrah artırımı yapmalarına gerek bulunmamaktadır. Bu konuya dikkat etmeleri mükelleflerin fazladan bir vergi yükünün altına girmelerini de engelleyecektir.

Yasanın gerekçesindeki hedeflerin yakalanabilmesi ülkemiz geleceği açısından çok çok önemlidir. Ancak burada toplum vicdanını da olumsuz anlamda etkilememek konusunda gerekli hassasiyetler de dikkate alınmalı. Bu tip af yasaları ödeyen ile ödemeyen, vergi kaybına kasıtlı olarak neden olan ile bu konuda hassasiyet gösteren mükellefler arasında farkı ortadan kaldıran uygulamalar olmamalı. Zira toplumda yasanın vergi kaybı veya tahsilat eksikliğine neden olanların ödüllendirilmesi gibi bir algı oluşmasına neden olabilir.
Öte yandan yapılan bazı düzenlemelerin vergi kayıp ve kaçağı doğmaması konusunda hassas olan mükelleflerin korunmasına hizmet ettiği de görülmektedir. Asıl olan herkesin kanunlardaki yükümlülüklerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirmesi ve kanunlar önünde eşit olmasıdır. Denetim mekanizması konumundaki devletin ilgili kurumları görevlerini gereği gibi yerine getirecek yasalara aykırı davrananlar hakkında yasa emrini eksiksiz yerine getirecek ve haklı ile haksızın farklılığını ortaya koyacaktır. Bu noktada bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinin önündeki engellerden birinin de ticari hayatın üzerindeki vergi, sigorta primi vb. yüklerin çok ağır olmasıdır. Bu konuda da yasama organının bu yüklerin hafifletilmesi konusunda bir çalışma yapması olmazsa olmazdır. Durum böyle olduğunda bu tip af yasalarına gerek kalmayacaktır. Umarız bundan sonrası için af yasalarına gerek kalmaz.

Yasanın ticari hayata ve çalışma hayatına olumlu yansıması dileklerimizle...

Serkan ÇAĞLAR
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

(1) Torbahukuk.com
(2) 19.08.2016 tarihli resmi gazetede yayınlanan 6736 sayılı yasa
Tüm hakları saklıdır. İçerikler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.